DOST DENİLİNCE
6/9/2008 ·
ne zaman senden bir haber alsam ağlıyorum. yaşadığım çoğu şeye pişman ediyor sözlerin. sen ki ufka dokunan yağmur damlaları gibi etki ediyorsun bedenime. şakalarımda öfkenin ve pişmanlığın ateşi var. ne zaman dalsa vücudum yanlışlıklar sokağına bir sözünle irkiliyorum. kimsesiz geçen gecelerin sonunda seher vaktinin serinliğini hissettiren varlığını düşünmek, yüreğimin tesellisi oluyor. seni düşünmek nar ile nur u farkettiriyor. nur dan öte nar a yakınlaşan zavallı bedenim, varlığının insanı rahatlatan düşüncesinde yaptıklarından pişman oluyor. sen karanlık hayatımın ve çarpık yaşantımın üstüne güneş gibi doğuyorsun. kasvetle geçen ömrümün neşesi oluyorsun. seni düşünmek nurlardan bir nur a ulaşmak oluyor.ömrümün dar sokaklarında yürümeye çalışırken bir başıma, varlığının düşüncesinde uçsuz bir vadi oluyor yollar. gül goncası misali açılmış olan o saf varlığını düşünmek, beni kimliksiz bırakıyor. kimliksiz ve kimsesiz varlığımı sorguluyorum. en acımasız bir yargıyla yüzüme yüzüme vuruyorum pişmanlığın tokatlarını. ellerim kanıyor nar a yakınlaştıran günahın çokluğundan. yüzm al al, gözlerim kan çanağı oluyor. avuçlarımda ve yüreğimin üstünde bir kor var. yüreğimden sızan ateş, kirpiklerimden yağmur damlası azizliğinde iniyor. sen gözümden akan yaşa karışıyorsun. benden öte sen olan bu yüreğim, artık durulmak istiyor. günahsızlığın uçsuz bucaksız caddelerinde elimde bir demet gül ile koşmak istiyorum. seni düşünmek en çok unuttuklarımı hatırlattırıyor. düşüncenin kirli sularından arınıp nur a belenmek oluyor seni düşünmek. aklın o inanılmaz büyüsü beni de sarıyor. hazinelerden bir hazineye sahibim, farkediyorum. ilk defa farkıma varıyorum, varlığının o güzel ve özel sesine kuluk vererek. sen hoş bir nidayla yaklaşıyorsun. seni düşünmek Ali yi düşünmeye itiyor. sözlerin Ali yi hatırlatırken, uzaktaki varlığının yakınlığı Emin e giden yollardan bir yol oluyor. gönlüm seninle birlikte Emin e giden bir yol buluyor. dost varlığın dostları hatırlatıyor. dostluğunun değeri Ebubekir in gözlerinden süzülen yaş gibi yüreğime damlıyor. ufacık bedenine sığdırdığın kalbindeki o kocaman duygular, sağanak olup dostların kurak topraklarına yağıyor. dostların yüreğinde fidan olup yeşeriyorsun. buram buram tevazu kokuyor verimli topraklarımda.yağmurdan sonra gelen o hoş torrak kokusu gibi Osman ın tevazusu kokuyor, gönlümün uçsuz vadilerinde.sen hep böylesin. ömrimün senden yoksun zamanlarında varlığının hasretiyle günlerim geçmiş, şimdi anlıyorum. küçücük yüreğinde duyduğun sevgi, yaşattığın onca mutlulukdeğerlerden bir değerdir. anlıyorum sendeki Osman ın tevazusu. ama farketmedim sanma Ömer in adaletini barındırıyor bedenin. adalet ki Ömer den bir parça. sen bunca zaman nerelerde saklandın böyle, ey yüreği güzel insan hadi söyle.Ali de, Ebubekir de, Ömer de ve Osman da senden bir parça buluyorum. onları düşünürken aklıma güzel varlığın geliyor. en kasvetli anlarımda yüreğime dokunan sözlerinle Emin e giden bir yol açan yüreğin, yüreğimin ferahı oluyor. sıkıntılardan arınan yüreğim, rahmetin o hoş havasını soluyor. kimsesizcanım en çok o anlarda değer buluyor. kalpten kalbe giden bir yol varmış. seni düşünmek işte o yolu bulduruyor. ey yüreği güzel insan, sözlerin hayatımın toprağında açılmış bir gonca. ne olur beni yaşadıklarıma hep pişman et. pişmanlığın ateşinde yanayım ki kalbimin karanlıkları aydınlansın ve aydınlıklarım nur olsun. kimsesizliğinde en çok ben olan bu yüreğim, senin gibi bir dosta kurban olsun.04.47 -05.26 sabaha karşı
Yorum (2) Yorum yaz!
dargın anılar
5/9/2008 ·
bir yolculuk başındayım. dargın anılarımı geride bırakarak sensizliğin hüznünün kemendini çıkarıp atarak gidiyorum. gözlerinin kabusundan, sözlerinin acısından ve yokluğunun dayanılmazlığından arınarak gidiyorum o karanlık şehirden. bir zamanlar yokluğunun karanlığına dayanmaya çalıştığım o şehir şimdi her şeyiyle bana seni hatırlatırken işte yine aynı ... demek isterdim; ama demiyorum. bu kez ben terkediyorum. seni sensizliğe en çokta bensizliğe ve renksizliğe terkediyorum. kal bir başına oralarda. hayatının renksizliğinde, o şuh dünyanda bensiz kal...
bir yolculuk başındayım. içinde benden bir şeyler bulma ümidiyle çıktım yola. bir ben varım, bir benden öte 'o' var. kendimi kaybettikçe yaşlı gözlerle 'o'na dönüyorum.o hep var; ama ben bilinmez bir rüzgarda savruluyorum. yok yok artık durulmak istiyorum. bulanık sular gibi oldum. rengim çirkinliklerimden bulandı. kopkoyu içim. ben o koyuluklardan arınmak istiyorum. duruluşum bir ağustos günü olur inşallah. bir yolculuk başındayım günahla sevap arasında. bir çağa geçiyorum eskiyle yeni arasında. ben artık çok değiştim çocukla büyük arasında. bir yolculuk başındayım sensizlikten kimsesizliğime. ben en çok kimsesizliğimde kendim oluyorum. sensizlik acı verirken bir zamanlar kuş misali çırpınan yüreğime, şimdi kimsesizliğinde daha da güçlü.seni sen yapan , değerli kılan gözlerin, sözlerin değilmiş. geç oldu ; ama anladım sonunda. içimdaki sonsuz derecedeki insan sevgisi seni sen kılan şeydi. şimdi ben içime döndüm ve artık hüznün karanlık odalarını aydınlatıyorum.bir başka yürek, bir başka hayat yol arkadaşım. artık söylenecek son bir sözüm var. GELME ARTIK NEYE YARAR Kİ!
26.08.2008 salı 10.15 10.38 afyon yolcusu
Yorum (yok) Yorum yaz!
SEVGİLİYE SESLENİŞ
2/5/2008 ·
Tüm yollarım beni sana getiriyor
Sana gelen yolların hepsi aşktan geçiyor
Tüm kırılganlıklarımdan arınmış olarak
Kendimi aşkına adayarak sana geliyorum
Sevgili ben hayatta her şeye teğet geçiyorum
Sen değilsen kimseyi sevemiyorum, dönüp gidiyorum
Bir aşk var ki içimde, başka sevgi istemiyorum
Tüm yollar senden geçerken
İşte bende sana geliyorum
KİMSESİZCAN
24.07.2005
Yorum (yok) Yorum yaz!
SEN BİLİRSİN
2/5/2008 ·
SEN BİLİRSİN
Sana nasıl muhtacım ,anlatsam gelir misin
gel gel gel
anlatayım bir dinle yine desen bilirsin
sahillere dalgalar
dalgalara rüzgarlar
rüzgarlara bulutlar muhtaç
ben sana muhtacım ben sana susamışım
yine de sen bilirsin
şöyle bir düşün sevgilim, düşün bir ,senin için ben neyim
benim için her şeysin yine de sen bilirsin
bulutlara yağmurlar
yağmurlara topraklar
topraklara ağaçlar muhtaç
ben sana muhtacım
ben sana susamışım yine de sen bilirsin
gel de yaşansın şarkılar
uzak olsun uzaklıklar
yalnız kalsın yalnızlıklar
yine de sen bilirsin
ağaçlara çiçekler
çiçeklere mevsimler
mevsimlere zamanlar muhtaç
ben sana muhtacım ben sana susamışım
yinede sen bilirsin
sahillere dalgalar
dalgalara rüzgarlar
rüzgarlara bulutlar muhtaç
bulutlara yağmurlar
yağmurlara topraklar
topraklara ağaçlar muhtaç
ağaçlara çiçekler
çiçeklere mevsimler
mevsimlere zamanlar muhtaç
İLHAN İREM
Yorum (1) Yorum yaz!
ŞEHİT OĞULLARIMIZ İÇİN
2/5/2008 ·
ŞEHİT OĞUL'A
Daha yeni açmış, dalında
Ömrünün bilmem kaçıncı baharında
Önce dalları budandı
Sonra toprağın bağrına bırakıldı bu genç yaşında
Ağladı gözler sel boşandı sanki
Yüreklerde öylesine derin bir acı var ki
Oğul sana öldü diyorlar
Oysa yiğidim şehitler ölmez ki...
Acı haberini alınca, sanki dünyam yıkıldı başıma
Ağlarım oğul, acım karıştı gözyaşıma
Şimdi sensiz kaldım odalarda bir başıma
Sensiz kaldığım her an gelirim yanına
Şehit diye yazmışlar mezar taşına
Daha doymadan genç yaşına
Toprağa verdim seni oğul
Ağlıyorum acılarım belki hafifler diye
Ağlamak bahane , yiğidim seni andım ben yine
Kaderde yazılan gelirmiş başa
Kaderinde şehit olmak yazılmış Beytüşşebapta
Cansız bedenini getirdiler ana ocağına
Oğul dualarla göndermiştik asker ocağına
Şerefli, Peygamber kucağına
Şimdi bağrımda yanan bir ateş var
Acı haberin saplandı yüreğim ortasına
.........................................
Daha yeni açmış, dalında
Ömrünün bilmem kaçıncı baharında
Önce dalları budandı
Sonra toprağın bağrına bırakıldı, bu genç yaşında
Ağladı gözler, sel boşandı sanki
Yüreklerde öylesine derin bir acı var ki
Oğul sana öldü diyorlar
OYSA YİĞİDİM ŞEHİTLER ÖLMEZ Kİ.....
KİMSESİZCAN
Onlarca fidanı toprağın bağrına verdiğimiz bir gündür 26 Eylül. Kara Eylül.....
2007 KARA EYLÜL...
Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::